Özel Yazılar

Tezkere Kararı Hakkında Görüşlerim 4 Ekim 2012

Suriye’de yaşanan iç savaşın sınırımıza kadar ilerlemesiyle birlikte sınırımızda bulunan şehirlerimize zaman zaman -yanlışlıkla- diye tabir edilen top atışları gerçekleşti. Dün tekrar Suriye tarafından top atışı gerçekleşti ve ŞanlıUrfa Akçakale’ye düşen bu top orada bulunan 5 kişinin hayatına mal oldu. Bunun üzerine hükümet yetkilileri meclisi bu sabah acil olarak topladı ve tezkere görüşmeleri başladı.

Tezkere görüşmeleri neticesinde 320 kabul, 129 ret oyuyla kabul edildi. Akp ve MHP üyeleri kabul etti CHP ve bdp üyeleri ise hayır oyu kullanacağını belirtti. Ayrıca oylamaya bakılırsa CHP içinde de “evet” oyu verenlerin var olduğu ve Akp’de firelerin var olduğu saptanıyor.

Her neyse buraya kadar herşey tüm haber ajanslarında yer alıyor zaten. Tabi açıp bir gazete veya bir televizyonda haber programı izliyorsanız. Umarım izliyorsunuzdur.
Ayrıca şu yazı dün yaşanılan olayı daha iyi bir şekilde özetliyor :

İç karışıklığın sürdüğü Suriye’de, muhalifler ile çatışan ordu birliklerinin ateşlediği bir top mermisi, dün saat 16.25 sıralarında ilçe merkezindeki Timuçin Ailesi’nin oturduğu eve isabet etti. Meydana gelen patlama sonrası evde bulunan Zeliha Timuçin ve 3 kızı ile komşusu aynı zamanda akrabası olan Gülşen Özer yaşamını yitirdi. Patlama sırasında çevrede bulunan 3’ü polis 13 kişi de yaralandı.

Tezkere kararının kabul edilmesiyle birlikte Türk Ordusuna 1 yıllık yabancı ülkelere gönderilmesi ve görevlendirilmesi için yetki verilmiş oldu. Yani önümüzde ki 1 yıl boyunca ordumuz herhangi bir ülkeye savaşa gidebilir bu Suriye veya herhangi bir başka ülkede olabilir. Yani sadece Suriye için değil tüm dünya ülkeleri için alınmış geniş bir tezkere kararıdır.

Tezkere metnini merak edenler için metin şöyledir:

“Suriye’de devam etmekte olan krizin bölgesel istikrar ve güvenliğe olduğu kadar, ulusal güvenliğimize menfi etkisi giderek artan şekilde görülmektedir. Suriye Arap Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetlerince yürütülen askeri harekatlar kapsamında, 20 Eylül 2012 tarihinden itibaren ülkemiz topraklarına da saldırgan eylemler yönelmiş Müteaddit uyarılarımıza ve diplomatik girişimlerimize rağmen bu eylemler devam etmiştir. Ülkemiz topraklarına yönelik söz konusu saldırgan eylemler silahlı saldırı eşiğindedir.

Bu durum, ulusal güvenliğimize ciddi tehdit ve riskler oluşturan bir aşamaya ulaşmıştır. Bu itibarla, ülkemize yönelebilecek ilave risk ve tehditlere karşı zamanında ve süratle hareket etmek ve gerekli tedbirleri almak ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu çerçevede, hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükümetçe takdir ve tespit edilmek kaydıyla, TSK’nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve görevlendirilmesi ile bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için 1 yıl süreyle izin verilmesini Anayasanın 92. maddesi uyarınca arz ederim.”

Kendi görüşlerime gelirsek.

Irak savaşı sırasında Kuzey Irak bölgesine girilmediği için o bölge pkk kamplarıyla doldu taştı her yer pkk yuvası oldu, eğer girmiş olsaydık ve bölge bizim elimizde olsaydı böyle bir sorun yaşanmayabilirdi. Şimdi Suriye sınırında özerk devlet kurmaya çalışan çabulcu tayfası bellidir ve bizim bunun için bir önlem almamız gerekmektedir.

Tezkere kararını her yönüyle düşünmek gerekir, ya Suriye sınırına girilmez de ırak sınırı gibi pkklı piçlerle dolarsa?

Ya girdiğimizde  emperyalist güçlerin oyuncağı olursak? .

Ya hükumet büyük orta doğu projesi için bir adım atmışsa?

Bunun için devlet yetkililerin verecekleri kararlar önemlidir. Ben karar için iyi veya kötü diyemiyorum. Diyorum ki karar ne olursa olsun hareket önemlidir. Doğru yapılacak her hareket millet için faydalıdır…

Gönül isterdi ki Kerkük ve Musul’a girelim..

Milliyetçilik, milletin çıkarını gözetler.
Savaştan kaçmaz.
Savaş milletimizin refahı içinse amenna topla tüfekle o da olmadı vatan aşkıyla yürürüz cepheye ama durum ortadadır. Her şey Büyük Ortadoğu Projesi içindir…..

Ulu yaradan Türk askerinin yanında olsun. Dualarımızı eksik etmeyelim…

Son olarak yazımı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 yılında Amerikalı Gazeteci Isaac F. Marcosson’la yaptığı röpotajdan bir alıntı ile sonlandırıyorum…

“Bir gün, Birinci Cihan Harbi’nden sonra Ortadoğu’da kurulan suni devletlerin halkları ayaklanacaktır…
O gün geldiğinde yeni kurduğumuz cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil,emperalist güçlerin yanında yer alırsa , aynı akıbete kendileri uğrayacaktır…
Ve Kurtuluş Savaşı’nda yedi düvele haddini bildiren Türk Halkı, onların da hakkından gelecektir…”

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Osman kardeşim görüşlerini yazman çok güzel ve senin akranların için de bir örnek olsun.
    Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bugün tıpkı 1.dünya savaşı sonunda mondros antlaşmasının
    şartları gereği ülkenin işgal edildiği zaman şartlarını yaşatıyorlar bize.Sevr’i lozan da suratlarına
    çarptığımız zaman er yada geç sevr uygulanacak ve uygulayacağız mealinde İsmet paşaya
    ültimatom vermişlerdi.Bugün de oyun sevr adında değil bop adında önümüzde ve biz istemeyenlere
    rağmen istekliler tarafından sonucunun ne olacağını bile bile oynanıyor.
    Şimdi seni biraz eleştireyim :)
    “Irak savaşı sırasında Kuzey Irak bölgesine girilmediği için o bölge pkk kamplarıyla doldu taştı her yer pkk
    yuvası oldu, eğer girmiş olsaydık ve bölge bizim elimizde olsaydı böyle bir sorun yaşanmayabilirdi.” yazmışsın.
    Aynı dediğin gibi baba puşt da özalı kafa kola alıp abd ile beraber ırak’a girersek bir koyup on alacağız gazıyla
    vatandaşı dolmuşa bindirmeye çalıştı.Ama askerimizin tehlikeyi görmesi sonucunda abd nin bizi ırakta tek
    başımıza bırakmayacağını çünkü işin için de petrol olduğunu kazın ayağı hiçde göründüğü gibi olmadığını anlatmaya
    çalıştı ama özal anlamak istemediği için de “3 Aralık 1990’da Körfez Savaşı’na girilmesi kararına karşı çıkarak “İnandığım prensiplerle
    ve devlet anlayışımla hizmete devamı mümkün görmediğim için istifa ediyorum” diyerek istifasını sunmuştu.Askerin karşı çıkması
    sonucu bu gerçekleşmedi.Irak’ın kuzeyi her dönem bizim başımızı ağrıtmış ve ağrıtmaya devam edecek gibi.Oradaki pkk lı piçler
    ab-d tarafından Türklerin güneye Musul-Kerkük’e inmemesi için bir tampon görevi görüyor.Yani bizi orada bize bırakmazlar.

    “Tezkere kararını her yönüyle düşünmek gerekir, ya Suriye sınırına girilmez de ırak sınırı gibi pkklı piçlerle dolarsa?

    Ya girdiğimizde emperyalist güçlerin oyuncağı olursak? .

    Ya hükumet büyük orta doğu projesi için bir adım atmışsa?

    Bunun için devlet yetkililerin verecekleri kararlar önemlidir.”

    Demişsin.Tespitlerinin hepsi doğru.En doğru olanıda bop projesi için atılmış bir adım.
    Zaten sadece sınırlarımızın güvenliği söz konusu olan bir tezkere olsa, daha önceki tezkerelerde olduğu gibi sınırları ve koordinatları
    belli edilirdi.Bu seferki tezkere tüm dünyayı kapsıyor.Yani emperyalist bir açılım.abd nereye hadi derse hooopp asker oraya.Haaaa bu
    arada askerimiz de tehlikeyi bırak burnunun ucunu görecek hal bırakmadıkları için oda ayrı bir vakıa.
    Yani osman kardeşim bu oyun gizli oynanmıyor aleni oynanıyor ve çapulcu terörist korucusuna onunla gurur duyduklarını
    söyleyebilen bir toplum ve iktidardaki partinin en zor günlerinde destekçisi olan milliyetçi bir parti ve diğer yanda yok edilmelk istenen
    bir TÜRK milleti.Olaya aslında burdan bakmak daha doğru gibime geliyor.
    Sevgilerimle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu