Seviniz!

Seviniz

Kendimiz olmadığımızda kendimizi sevmemiş, itina etmemiş ve kendimize kötülük etmiş oluruz. Gerçekten iç sesimizi dinlemek, içimizdeki derin duygulara kulak vermek, insan olarak var oluşumuzun temel ilkesi olan sevgiyi duyumsamaya zorunluyuz.

‘’ Her şey güçleşir, can sıkar, bırakıp da bir kimse kendi yaratılışını, kendine uymayanı işlerse. ‘’ (Aiskhylos)

Bu nedenle her zaman, her yerde ve her koşulda daha çok ‘’ sevmeliyiz ‘’ Bu yolla aynı zamanda, doğadaki sevgi dediğimiz çekim gücüne katkıda bulunarak evrenin var oluşuna hizmette bulunmuş oluruz. Hemen her insanın türlü türlü yaşadığı, umutları, beklentileri, düş kırıklıkları ve küskünlükleri içerisinde algıladığı bu olay ve olgu, ‘’ ahlâki boyutu ‘’ ile irademizi bağlamalı! Diğer bir deyimle salt duyusallığa dayalı olmakla çok değişken, kararsız ve yaşamda asla etkili olamayacak, dengesi, düzeni olmayan hatta yıkıcı bir güç olarak nefrete kadar dönüşebilen ‘’ psikolojik yanı ‘’ ile değil!

Sevgi ancak bu ahlâki değer niteliği ile insana manevî (içsel) yönden bağlayıcı bir güç olarak, tutum ve davranışlarında kararlılık kazandırabilir. Zira o, hiçbir koşula bağlı olmayan kesin bir buyruktur. Ne olursa olsun ‘’ seviniz! ‘’ diyen bu ahlâki buyrukta insan, yaşamının anlamını bulur. Ancak böylelikle varoluşunun nedenini kavrar; geleceğe umutla bakabilir ve aklı ile kabul edemediği sonsuzluğu kalbindeki sevginin var edici gücünde duyumsar. Öyle ki, hazza ve her türlü çıkara rağmen her nefeste yalnızca ‘’ sevmeliyiz! ‘’ Çünkü insan olmamızın tek anlamı odur.

‘’ İnsanın en büyük uğraşısı, dünyadaki yerini tam olarak nasıl dolduracağını bilmek ve bir insan olmakla ne olmak durumunda bulunduğunu doğru bir biçimde anlamaktır. ‘’ (Kant)

Görülüyor ki, insan olarak var olmak, birey olarak var olmak, özgün kişiliğe sahip olmak anlamına gelir. Sahip olduğumuz farklılıklar birey olarak bizi, daha değerli bir insan yapar.

‘’ Değerlerle dolu bir insan ol! Kişiliğinde olanak ölçüsünde saf ve zengin bir biçimde değerleri gerçekleştir! Hakikatin ve iyi’nin, güzel’in ve kutsalın kendi kişiliğinde var olmasına çalış! Değerler sana sesleniyor. ‘’ (Johannes Hessen)

Birey düşünce ve eylemlerinde, değerlerin soyut oluşunun sağladığı geniş olanakları, somut olaylarda kullanarak duygu ve duyumsayışının, algılama biçimindeki çeşitliliğini ancak özgünlüğü ile ortaya koyabilecektir.

Bu da ancak yüksek değerlerle olanaklıdır.

Vedat tarafından yayınlandı

Ne varsa bloğumda var!

Sohbete katılın

1 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. düşünen insan için büyük anlamlar var bu kelimede.teşekkür ederim.