Türk Diyarında Türk’ten Neden Korkulur?

Türk Diyarında Türk’ten Neden Korkulur?

Türkiye, Türklerin diyarı olan kutlu topraklara verilen isim. Selçuklu döneminden kısa bir süre önce bu ad ile başka milletlerin kaynaklarında anılan Türkiye, bugünlerde yabancı medyada gücünü kaybetmiş gibi aksettiriliyor. Türk’ün devleti gücünü kaybetmez. İçeride ekmek yedirip, su içirdiğimiz hainlerin bizi tahrip etmesine rağmen, hala milli birliği bozulmayan bu altın ırkın diyarında güç kaybedilmez! Her ne sebeple olur ise olsun parçalanmayan, birlik olan milletin gücünden dolayı Türk diyarında, Türk’ten korkulur.

Türk, baş kaldırır da “dur!” der ise, durdurur. Gözlerimizde perde var idi, şanlı askerimizin kanını görerek açtık. Gözümüzü kapatmışlardı, milli benliğimizi bilerek açtık. Bir tomurcuk gül idik, katmer katmer heybetimizle açtık.

Biz gücümüzü toplar iken etrafa Türklük dehşeti saçıyoruz. Saçı saçmak bizde atadan beri vardır. Tanrı’ya armağanımızdır. Kutsalımıza binlerce yıl önce içeceğimizi sunduk, binlerce yıldır da kanımızı sunuyoruz. Bu ülkede bayrak gibi kutsal bildiklerimizden olan bayrak için can veren şehitlerimiz için öfkemiz her yanı sarıyor. Öfkemizin gücünden dolayı, devlete bağlılığımızdan dolayı Türk diyarında, Türk’ten korkulur.

Ülke içerisinde yaşamasına hak verdiğimiz, hak vermekle kalmayıp bir de bu ülkede hak iddia edip de, acunun neresinde giderse gitsin, dönüp geleceği bir evinin olmasına imkan verdiğimiz hainleri vatandaş bilip, kimlik edindiriyoruz. Türkiye vatandaşlığı kimliği ile dünyada kendisini Türk diye tanıtıp, bir yer edinen varlıklar, ülke sınırları içerisinde devletin onlara bakmadığını iddia ederek, türlü kötülükler ve kanı bozuklukla bize hinlik düşünmektedir. İplikleri pazara çıkınca akla gelmeyen garibanlık edebiyatıyla, gereksiz konularda gösterdikleri duyarlılıkla, aslı olmayan suçlamalarla ve iftiralarla ülkede Türkler ve Türk olmayanlar arasında bir ayrımcılık olduğunu ileri sürmektedirler. Bu kutlu ırkın topraklarında bir ayrımcılık olsa idi eşitlik sağlayan vatandaşlık kimlikleri mi olurdu? Eşitliğin daniskası olan eğitim kurumlarında çocuklar birlikte mi okurdu? Yetişkinler birlikte mi çalışırdı? Şehirler, caddeler, sokaklar birlikte mi kullanılırdı? Hepsini geçelim, bu nankörlere dünyadaki varlıklarını iddia edebilmeleri için kimlik mi verilirdi? Asla bir Türk’te bulunan asilliğe sahip değiller. Yaşadığı ülkeye hainlik edenler, nefes aldıkları toprakların hakimi olan devleti beğenmiyor ise kimliklerini devlete verip, ülkeden çıkıp gitsinler. Yapamazlar! Neden mi yapamazlar? Bu beğenmedikleri devletten başka sahiplenenleri olmaz. Ülke sınırlarından çıktıkları anda toz ederler. Zerresi her bir yana dağılmış, ne olduğunu bilmeyen çamurun kurumuş tozu olurlar.

Çamuru kurutacak, toz edeceğiz! Tozu, öfkemizin rüzgarı ile üfürecek, yok edeceğiz!

Tacı Haine Giydirmeyeceğiz!

Tacı Haine Giydirmeyeceğiz!
Uyanıyoruz! Yıllarca üstümüze serpilen ölü toprağını artık üstümüzden silkeliyoruz. Üstümüzde değil ölü toprağının ağırlığı, bize uyuşukluk verecek en ufak bir toz zerresine tahammülümüz yok. Artık sesimiz daha gür ve biz Türk diyarına gönül vermişler artık meydanlardaki yerimizi aldık. Devlete düşman, kin besleyen, nefret duyan ideolojilerin gariplik edebiyatı yapanlarına geçit vermemek üzere meydanlardayız. Türk’ün hakkını arıyoruz. Hakkımızı arıyoruz. Sesimizi çıkarıyor ve bilgimize güvenerek, soyumuza atılan iftiraların içinden alnımız ak çıkıyoruz.

Bir Türk’ün, genç ya da yaşlı fark etmesizin, damarlarında asil ırkın kanının dolaştığı her Türk’ün soyunun alnını ak, başını dik tutması gerekiyor. Türk kimliği, bize verilen bir emanet. Emanete gereken değer verilmeli ve korunmalı. Son yıllarda gerek sosyal medya etkisi, gerek artık her türlü materyale kolay ulaşılabilir olmasından dolayı kaynak edinmek zor olmuyor. Hiç kitap okumayan bireyler dahi artık zihne yer edebilecek özellikte bir görsel veya fotoğraf sayesinde veya paylaşılan görsellerin amacına uygun açıklamaları sayesinde tarih, kültür, örf ve adet, ananeler artık bilinir hale geldi. Peki, bu nasıl oldu? Gençler artık uyumaya son verdi. Son verdi de ses çıkarmaya, biz de varız demeye, damarımızdaki soylu kanı taşımaya layık bireyler olarak yaşamı sürdüreceğiz demeye başladılar. Gençler, milli benlik duygusunun her zaman diri tutulmasına hizmet veren belgeseller, kitaplar ve seminerler ile kendilerini geliştiriyorlar. Türk büyüklerini anma törenlerine katılarak, günümüz Türkiye’sine gelene kadar ne türlü uğraşlar verilmiş, zorluklar yaşanmış öğreniyorlar. Yeterli mi? Hayır. Daha fazla! Daha da fazlası lazım.
Türk genci denildiğinde, karanlığı aydınlatan dolunay, gündüzü yaşatan güneş akla gelmelidir. Bir Türk genci; gece ay, gündüz güneş olmalı. Karanlık gecelerin parlayan yıldızı olarak gökyüzüne imzasını atmalı. Okumadan olmuyor. Okumak lazım. Tarihi bilmeden, milli kültürü bilmeden bu çağın Türkiye’sinde yaşamak zor. Birilerinden önde olmak, benimsediğimiz ideolojinin temellerini sağlamlaştırmak için kendimizi geliştirmemiz lazım. Kulaktan dolma bilgiler ile bu ülkenin hainine savunma yaparken bir noktada tıkanır ve noksan kalırız. Bilgiler kulaktan dolma ile olmayacak, okuyarak beyne dolacak ki kanımız ile tarihimizin kuvveti harmanlanacak ve ırkımızı, bize armağan olarak verilen altın ırkımızı parlatacağız.
Ne mutlu Türk’üm.

Prematüre Ünlü Bebekler

Prematüre Ünlü Bebekler

Dünyada yapacak çok işleri olduklarını düşündüklerinden mi bilinmez bugün bilim ve sanat dünyasından tanıdığımız pek çok dahi ismin aslında sabırsız bebekler olduğunu biliyor muydunuz? Normal koşullarda bebeklerini 38 – 41 hafta arasında bekleyen anne babalar erkenci davranan bebekleri için endişelenirler. Oysa ki çoğu zaman yaşama tutunma azimleri ile başta ebeveynleri olmak üzere hepimizi şaşırtan prematüre bebekler, mücadeleci ruhları ile kahramanlık hikâyeleri yazıyor.

Prematüre ünlü bebekleri görmek için tıklayınız

Ardahan Üniversitesi’nde Nevruz Bayramı

Türk’ün yurdunda, Türk’ün Üniversitesinde Nevruz Bayramı böyle kutlanır!
Ardahan Üniversitesi’nde Nevruz/Yenigün/Ergenekon Bayramı

Ardahan Üniversitesi'nde Nevruz/Yenigün/Ergenekon Bayramı :)

Türk'ün yurdunda, Türk'ün Üniversitesinde Nevruz Bayramı böyle kutlanır! :)Ardahan Üniversitesi'nde Nevruz/Yenigün/Ergenekon Bayramı :)

Posted by DOĞUNUN İNCİSİ [–ARDAHAN–] on 28 Mart 2015 Cumartesi

Blog Oscarları Kimlerin Olacak?

Türkiye’nin en prestijli blog ödülleri ve ilk Content Marketing Konferansı, Yapı Kredi Nuvo Ana sponsorluğunda 10 Aralık 2014’te InterContinental İstanbul’da ve İKSV Salon’da gerçekleşecek… Blog ve pazarlama dünyası bu günü bekliyor!

blog ödülleri

37.000’i aşkın yayıncısıyla Türkiye’nin lider yayıncı ağı Bumerang, 4. Kez Blog Oscarlarını sahipleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Yarışma yüzlerce blog ve websitesinin katılımıyla gerçekleşti ve tam 65.000 sms oyu kullanıldı! Şimdi ise kendi alanında uzman jüri üyeleri kısa listeye kalan blogları değerlendiriyor. Kazananlar ödül gecesinde açıklanacak.

Türkiye’nin İlk İçerik Konferansı

Content Marketing Konferansı, ödül töreni öncesi reklam, pazarlama ve medya dünyasından önemli isimleri bir araya getirecek. Konferans, 10 Aralık Çarşamba günü InterContinental İstanbul Otel’de gerçekleşecek ve içerikle pazarlamadan mobil pazarlamaya günümüzün popüler konuları masaya yatırılacak. Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök, Google Türkiye Pazarlama Müdürü Özgür Kirazcı, Yapı Kredi Dijital Bankacılık Kanalları Direktörü Evren Şahin, Vodafone Mobil Pazarlama, Sadakat Programları ve İş Ortaklıkları Kıdemli Müdürü Emre Kanaat, Hürriyet Dijital Pazarlama Çözümleri Koordinatörü ve Boomads Kurucu Yöneticisi Haymi Behar, Radikal Dijital Yayın Koordinatörü Ezgi Başaran gibi birbirinden değerli isimler, içerikle pazarlama, 2015’in mobil trendleri, sosyal habercilik, dijital yayıncılık gibi konuları konuşacak.

Ustalardan İyi İçerik Atölyesi

Content Marketing Konferansıyla paralel salonda ise İyi İçerik Atölyesi gerçekleşecek. Alanında uzman isimlerden kaliteli içerik hazırlamanın inceliklerini, sosyal medya takipçilerini artırma tüyolarını dinleyeceğiz. Yola blog yazarak çıkan, kariyerinde bambaşka noktalara gelen isimler başarı hikayelerini anlatacak. Bywonderland.com ve Bayaiyi.com’un kurucuları Oylum & Onur Yüksel, Hurriyet.com.tr yazarı Bahar Akıncı, Instagram Fenomeni Sezgin Yılmaz İyi İçerik Atölyesi’nin konuşmacılarından bazıları…

Ödül Töreni ve Unutulmayacak Eğlence

10 Aralık Gecesi Yapı Kredi Nuvo Ana sponsorluğunda İKSV Salon’da gerçekleşecek ödül töreninde Türkiye’nin en iyi blogları ve birbirinden başarılı ajans ve markalar da ödüllerine kavuşacak. Bu yıl ilk kez Boomads mecra kullanımını en etkin şekilde gerçekleştiren ajans ve reklam verenler 4 kategoride ödül kazanacak.

Ödül töreninin hediye sponsorları D&R, USLA ve Doğan Kitap kazananlara sürpriz hediyeler dağıtacak. Ödül töreninin ardından Türkiye’nin en iyi prodüktör DJ’i Ozan Doğulu sahne alarak katılımcılara unutulmaz bir gece yaşatacak.

Ayrıntılı bilgi ve katılım detayları için: BumerangOdulleri.com #bum14

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.[/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]

Ulu Türkçü Hüseyin Nihal Atsız

Huseyin Nihal ATSİZBilmek bir parça da yaşamaksa, o halde yaşanabilecek olanın en değerlisini yaşamak, Ulu Türkçü Nihal Atsız’ın payına düşmüştür. Zira hiçbir işkence, onu, büyük düşüncelerinin ardından koşması için engelleyememiştir. Muhteşem saydığı yüksek gaye uğrunda nice feragat ile daima çalışmış, Türk varlığı, Türk birliği, Türk dili, Türk tarihi, Türk edebiyatı böylece tekrar ruhun halis ve çevik kuvveti, bilgi için en derin arzu halini almıştır. Okumaya devam et “Ulu Türkçü Hüseyin Nihal Atsız”