Etiket arşivi: Atatürk

Türk Milliyetçiliğinin Babası Ziya Gökalp

Türk Milliyetçiliğinin Babası Ziya Gökalp

“Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin Namık Kemal, fikirlerimin Ziya Gökalp’tır.”

Mustafa Kemal Atatürk

Türk milliyetçiliğinin fikir babası olarak bilinen Ziya Gökalp, aslen Suriye Türkmenlerindendir. Türkçülüğün fikir babası olarak da değer gören ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilliği yapan Gökalp; yazar, şair, toplumbilimcidir. Eserleri arasında Türkçülüğün Esasları, Türk Medeniyeti Tarihi, Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak, Türk Töresi, Kızıl Elma, Altın Işık ve Yeni Hayat en fazla bilinenler arasındadır.

Türkçüğün Esasları adlı eseri ile Türk kültür ve geleneğinden, Türk diline, ulusal bilinci güçlendirmeye, ulusal dayanışmayı güçlendirmeye, sanatta Türk ve dünya tarihindeki yerimize, ahlakta Türkçülüğe, hukukta, dinde, felsefede, siyasette ve ekonomide Türkçülüğe kadar her alanda fikirlerini belirterek, gelecek neslin nasıl doğru hareketler ile kendini ve milletini geliştirebileceğinden bahsetmiştir. Ziya Gökalp, yalnızca yetişkin Türk gençliği için eserler vermemiştir. Türk çocuklarına milli birlik duygusu veren, tarihinden, folklorundan öğretiler de sunan çocuk şiirleri de yazmıştır. Altın Işık, Yeni Hayat ve Kızıl Elma şiirlerinin toplandığı eserlerdir. Gerek makaleleri olsun, gerekse şiirleri veya masalları olsun daima gençlere milli ve ferdi ahlakı telkin etmek; fikri kıymet taşıyan gençlere yeteneklerine göre iş bulmak; gençleri devlet adamı, öğretmen gibi milletine ve vatanına yararlı olacak şekilde hazırlamıştır. Meclis-i Mebusan’da da bu sebeple bulunmuş ve hizmet etmiştir.

Ziya Gökalp’ın Türkçülük üzerine söyleşilerinden ve dönemin önde gelen fikir babaları arasında yer almasından haz etmeyenler de vardı. Malta’da sürgünde olduğu yıllarda kendisini ikinci cumhuriyetçi olarak nitelendiren Ali Kemal’in bir Fransız gazetesinde Gökalpi için dediği “’Ziya Kürt`tür’  yazısı ile ‘Kürt olduğu halde Türkçülüğe hizmetle kendi milletine ihanet ettiğini…’”  sözlerindeki ithamları görmüştür. İstanbul`un işgalinden sonra, Malta`da sürgünde olan Ziya Gökalp, “Ali Kemal’e” başlığı ile bir şiir yayınlamıştır. İşte o cevap şiirinin günümüzde her Türkçü tarafından bilinen son dörtlüğü:

“Türklük hem mefkûrem, hem de kanımdır:

Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil!

Türklük hâdimine “Türk değil!” diyen,

Soyca Türk olsa da “piçtir! Türk değil!”

Vefatının 92.yılında Türkçülüğün fikir babası olan Ziya Gökalp’ı rahmet ve minnet ile yad ediyoruz.

“Olamaz Türk’e Baş Türk’üm Demeyen!”

Ziya Gökalp

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!

Atatürk’ün 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer’in 2. yıldönümünde 1924 yılında Dumlupınar’da yaptığı konuşmadan alıntı paragraflar:

“Bilmeyen kalmamıştır ki: Ulusumuz, egemenliğini eline aldığı gün, en karanlık yoksulluğun, en derin uçurumun kıyısında idi. Bütün güçleri yıpranmış, bütün savunma araçları elinden alınmış, kutsal varlıkları saldırıya uğramış, pek acıklı bir durumda idi. Bütün bunları hiçe sayarak varlığını ve bağımsızlığını kurtarmaya karar verdi. Bu kararını başarıya ulaştırabilmek için kendine bir toplu davranış, bir belirli erek seçmesi gerekiyordu. Ulusun bütün varlığı ile, bütün inanıyla, canını dişine takarak o yolda birlikte yürümesi ve er geç başarıya ulaşması gerekti. İşte baylar o erek bu yerdi, burasıydı. Umulan ve istenen başarı, işte burada kazanılan zaferdi.”

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun! yazısına devam et

Atatürk’ün Anıları: Türk Müslümanlığın Öncüsüdür

Atatürk’ün Anıları: Türk Müslümanlığın Öncüsüdür

Atatürk sağ iken, büyük İslâm kongrelerinden birine biz de çağrılmıştık. Kongre Mekke’de toplanacaktı. Atatürk’ün bir delege göndermeye razı olup olmayacağını merak ediyorduk.

Hiç tereddütsüz karar verdi. Türklüğünden kibir denecek kadar gurur duyan büyük adam, milleti ile aynı dinden olanları da gerilik ve kölelikten kurtulmuş görmek için elinden geleni yapmak istemiştir. Müslümanlık yeniden şereflendikçe nasıl bunda Türklerin manevî hissesi olacaksa, on milyonlarca Müslüman ya geri ya köle kaldıkça bundan Türklere de bir utanç payı düşmemek ihtimali var mıydı? Atatürk’ün Anıları: Türk Müslümanlığın Öncüsüdür yazısına devam et

Atatürk’ün Anıları: YORGUNLUK

Atatürk’ün Anıları: YORGUNLUK

İzmir Zaferi’nden sonra trenle Ankara’ya dönmüştü. Vali daha önceki istasyonlardan birinde kendisini karşılamaya gitti,
– Nerededir? diye sordu.
– Daha giyinmedi… dediler.
Vali Atatürk’ün ahbabı idi. Biraz teklifsizliğe vurarak kompartıman kapısına kadar gitti, Atatürk’ün Anıları: YORGUNLUK yazısına devam et

Atatürk’ün Anıları: Selanik’i Neden Almıyoruz?

Atatürk’ün Anıları: Selanik’i Neden Almıyoruz?

Millî Mücadele henüz bitmiş, ordularımız Meriç sınırına dayanmıştı. Çankaya’da oturuyorduk. Atatürk’ün Selanik’ten çocukluk arkadaşı Nuri Conker dedi ki:

Atatürk’ün Anıları: Selanik’i Neden Almıyoruz? yazısına devam et

Atatürk’ün Anıları: Askerle Güreş

Atatürk’ün Anıları: Askerle Güreş

Bir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:

– Sen güreş bilir misin? Atatürk’ün Anıları: Askerle Güreş yazısına devam et