Cömertçe Bir Bağışlama

Sevginin var eden gücü iyiliği, merhameti, cömertliği ve bunlardan doğan davranışları yaratır. Çünkü başkalarının ıstırabını hissetmek yeteneği acıyı ve hayatın ağırlığını hafifletmeye uğraşan ruh yüceliğine sahip, erdemli insanı meydana getirir.

<< İnsanın sevmekten başka seçeneği yoktur; çünkü eğer sevmezse, seçeneklerinin yalnızlıkta, yıkımda ve umutsuzlukta olduğunu görür. >>

Sevgi, iyilik ve cömertlik güzelliklerle bezenir ve yürekliliğin kudreti ile bütün kötülüklerden bizi korur, bize sağlam ve noksansız bir zırh olur. Ve insanın var etme gücü, sevme gücünden yani ihtimam, saygı, sorumluluk ve bilgisinden kaynaklanır. Zira var etmenin gücü, hayatında onu bir defa bile tatmış olan üzerinde unutulmaz bir iz bırakır ve sahip olana tuhaf, anlatılmaz bir güç verir. Nedir ki insanın olgunlaşması kendini yeniden gerçekleştirmesine bağlıdır. İnsan sıkıntı çekmedikçe kendini yeniden gerçekleştiremez. O hem bir demir hem de bir demirci ustasıdır. Hakiki kendisini meydana çıkarabilmek için ateşte erittiği demiri, çekicinin ağır darbeleri ile döverek biçimlendirir. İşte bu nedenle zihnini ve hatta doğal dengesini korumak için her insan bir iç disipline sahip olmak zorundadır.

Elbette erdemli biri olmak da ancak terbiye, disiplin ve irade ile gelişebilir. Gerçekten de başkalarının mutlu olmalarını istemek bir erdemdir.

<< İnsanlarda iyiliği uyandırmanın, onları esasen iyilermiş gibi ele almaktan daha iyi bir yolu yoktur. >>

İyilik, bütün kudretlerin en güçlüsüdür ve kötülüğe yönelik gücün dahi en nihayetinde iyiliğe yarayacağı bilinmektedir.

Ne var ki Ahlâkın Esası adındaki eserinde Schopenhauer, insanların bencilliğe, kötü kalpliliğe ya da acıma hissine doğuştan eğilimleri olduğundan bahseder. Bir insanın bir başkasına karşı doğal ve insiyaki olarak bir eğilim, sevgi ve yakınlık duyması dahası cana yakınlığı, sıcakkanlı oluşu ise zekâdan çok ahlâk duygusunun sağlamlığını göstermektedir.

İnsan başkalarının kusurunu, cömertçe bir bağışlama ile ortadan kaldırabilir ve kaldırmalıdır; öyle ki, karşısındaki kimsede kusur dahi görmemeli, eksik, noksan aramamalıdır. Bunun için de affedici olmaktan çok, hoşgörülü olmalıdır. Tabi ki seven kişi kusur nedir bilmez!

Vedat tarafından yayınlandı

Ne varsa bloğumda var!

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir