Bir Sokak Köpeği

Biri gelir ve bütün bir hayat içinde değer verdiklerinizi bir anda yerle bir eder. Hepsi 40 saniye sürer, her bir yıla bir saniyeden daha az süre düşer. Varmak istenen, gönülden taşan zehir saniyeler içinde akar; çirkin ve ahlâksızca, fikir ve düzen bozucu, değerlerinizle alay edicidir. Gerçeğe aykırı söylemleri duyarken, bu arada doğruyu da anlarsınız. Size değer verebileceğiniz bir hakikat değil, taşınan boşluk getirilmiş, sizi, size bakan görüşlerin kendi bulanık hislerine, güçsüzlüklerine ve öfkelerine boğdurmuştur.

İstenen sizin yara almanız değil, yaralamış olmalarıdır. Nitekim haysiyetsizlik sizin başa çıkamadığınız fakat yine karşılaştığınız eski bir silahtır. Esasen aleyhinizde verilen kararlar, kendi fena kanlarında mevcuttur. Böyle yüksek ahlâktan yoksun kimselerin, kişiler arasında sevgi ve saygı yaratmak gibi meziyetleri olamaz. Her istediğini konuşan, canının çektiğini yapan, hayvan gibi gelişigüzel yaşayan kimseleri ne sınırlayabilir ki?

turk-milleti
O gibi kimseler için kutlu sayılan değerler var mıdır? Ruhlarında, kanlarında, beyinlerinde yaşayan bir hayat ilkeleri bulunur mu? Şeref ve namus, vatan ve bayrak, milli marş ve milli ülkü gibi saygılı davranacakları neleri vardır? Fikir ve duygu değeri taşırlar mı? Bunların hiçbiri yokken, konuşmuş olmuş olmak adına sinir bozucu, duygu incitici söylemlerde bulunmakla hangi insani fayda sağlanır? Fikirlerinin bir sıhhati yokken, düşünüş tarzımıza, ahlâk prensiplerimize ve insanlık gururumuza nasıl saldırılır, saldırılabilir? Türk topluluğunu diri tutan disiplinlerden hiçbiri tanınmazken, ahlâkı tahrip ederken nasıl yabancı tesirler silkelenip, atılabilir? Sütü ve kanları bozukken, fikrin halledemediği davaları kan nasıl halleder, halledebilir? Hayvanlıktan kurtulamamışken, yalan ve iftira ile çıkar sağlamaktan çekinmezken şereften nasıl bahsedilir, bahsedilebilir? Doğru ve açık sözlü olmayan biri saygısızca davrandığının farkına nasıl varabilir?

Bir sokak köpeği için bütün bunlar değersiz duygulardır. Sizin yaşamınız bir disiplin içindedir; o sizi serbest yaşayan biri zanneder! Sizin yaşamınız pek çok fedakârlık gerektirir; o hareketlerinin sınırsızlığı ile sizi de kendi gibi bir hayvan zanneder! Siz kimi zaman hürriyetinizden, haklarınızdan ve çıkarlarınızdan vazgeçmek sureti ile bu disiplini ayakta tutar, onu korumak istersiniz; o kutlu saydığınız her şeye pervasızca hakaret eder, kendi gibi serserilerden saygı görür, sizin de kendisi gibi işkembe kazanında kaynadığınızı zanneder! Size değer verildiği ve sevildiğinizi hissettiği zaman bir tek şeyden sorumludur; gülen gözlerinizin parıltısını, kendi en karanlık zamanlardan miras şeytani yüzünün karası ile karartmak! Beterleşen içyüzü ile fenalık ve hayvanlık etmek, yabancı gözleri, yabancı kulakları ile sizin hakikatlerinizi değil, kendi yalanlarını söyleyerek, muhitinizin size kör, sağır ve bilinçsiz kalmasını sağlamaktır. Zira haksızlıklarla mücadele eden, edebilen, iyi, kutlu ve yüksek olan ne varsa orada fenalık çalışır. Bir gün olur, hepsi ve her şey silinir, gider. Esas sözleriniz söylenmemiş kalanlardır. Kimi yoluna devam eder, kimi vakit geçirir, kimi de kalbinin yükünü taşır, yolu kederlidir.

Bir Cevap Yazın