Altay Dağları’nın Silahçısı Türkler

Altay Dağları’nın Silahçısı Türkler

Veylerin kendilerine karşı sürdürdükleri saldırılar sonucunda yenik düşen Juan-Juanlar(Avarlar), yeniden bağımsızlıklarını elde etmek için Tölöslerin sürekli düzenlediklere saldırılara karşı koymak zorunda kalıyorlardı. Tölöslerin bu yılmayan saldırı isteklerine karşı Juan-Juanlar artık dayanmakta zorluk çekiyorlardı. Tölösler, komşularından Avarlara dair düzenledikleri isyankar saldırılar için yardım istiyorlardı. Tölöslerin bu saldırı planından haberdar olan bir Altaylı bunu Juan-Juanlar’a ihbar eder ve ayaklanma başlamadan bastırılır. Daha sonra Altaylarda Avar hakimiyeti kendini gösterir. Fakat o güne kadar adını sadece Çin kaynaklarından öğrendiğimiz Tu-kiu’yu(Tu-küe)  tanımaya başlıyoruz. Jean-Paul Roux, bu durum için şöyle diyor: “ Bu adın içinde ya tekil olan Türk ya da büyük olasılıkla çoğulu olan Türük kelimesi gizlidir.” Bu sanmalara son sözü sogdca yazılmış olan bir yazıt “Trwk” olarak koyar. Türk ya da Türük olarak yazılan büyük yazıtlar keşfedilir. Türk kelimesi “güçlü” ya da “güçlüler” anlamına gelmektedir. Roux’a göre bu ifade kavime ya da boya ilişkin bir kimlikten dolayı değil de siyasal bir örgütlenmeden kaynaklanmaktadır. Tüm dünyada büyük sükse ile yankılanacak olan “Türk” ismi müthiş bir damga vurmuştur.

Bumin Kağan, Çinlilerin “tu-men” olarak tanıdığı Türk kağanı Tu-kiu’lerin lideri, Juan-Juanlar’ın(Çinliler “uğuldayan böcekler”  olarak bu adı vermiştir) kağanına yapmış olduğu hizmetin farkındadır ve bu hizmetinin karşılığı olarak kağanın kızlarından biri ile evlenmeyi istemiştir. Juan-Juanlar’ın(Avar)kağanı bu istek karşısında öfkelenmiştir ve Bumin Kağan’a “Sizler Altay Dağları’nda bizim silahlarımızı imal eden demirci kölelerimiz değil misiniz?” diyerek bu teklifi reddeder. Bumin, bu cevaba karşı hiddetlenir ve “köle” olmadığını ispata girişir. Elçilerinden birini Vey hanedanından bir prensesi istemek üzere Çin’e gönderir. Çin sarayına kabul edilen elçinin isteği kabul görür. Vey ve Avar prensesini eş değer gören Bumin Kağan, Çinli prenses ile evlenir. Çin imparatorluğundan da yardım alan kağan, “İmparator Damadı” olarak anılır. Bumin’in hıncı artık engellenemez bir hale gelir ve Juan-Juanlara başkaldırır. İlk karşılaşmada Juan-Juanlara karşı zafer elde eden Bumin güçlenir. Juan-Juan kağanı ise “demirci kölelere” yenilmesinden kısa süre sonra üzüntüsünden ölür.

Altay Dağları’nın silah imalatçısı demirci köleleri artık gücünün öfkesi ile adından söz ettirmektedir.

Bir Cevap Yazın